Whatsapp alternatifleri arasında karşılaştırma

bu benim uzun zaman önce kendi sayfam için yazdığım bir yazıydı. şu anda bir tartışma başlatması ümidiyle paylaşıyorum. her şeyi bilen adam edasıyla yazmış olmama aldırış etmeyin, farklı fikirlere açığım. saygılar sevgiler <3

+++

bu dünya üzerindeki hiçbir gücün bana birincil mesajlaşma uygulaması olarak whatsapp kullandıramayacağını söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum. hatta son birkaç haftadır hiç kullanmıyorum. sildim gitti. gençleştim resmen, bu kadar mı fark eder?

tabii whatsapp’i mahremiyet ve dijital özgürlük konusundaki endişelerinizden ötürü bıraktıysanız tercih edeceğiniz whatsapp alternatifini iyi düşünmelisiniz.

özgür yazılım dünyasında da bu konuda her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. telegram, signal, matrix, xmpp, bip(:D?) ve daha niceleri… gerçi her kafadan ayrı bir sesin çıkması özgür yazılımın doğasında var. hepimizin kullandığı yazılımlar farklı ama iş mesajlaşmaya geldiğinde biraz olsun birbirimize uyum sağlamak zorunda kalıyoruz.

ve bu yazıda ideale en yakın mesajlaşma “yolunu” arayacağız. yolunu diyorum çünkü sadece programlarla sınırlı değiliz. matrix ve xmpp, bağlanmak için çok sayıda program seçeneğine sahip olduğumuz protokollerdir. aynı email ve irc gibi. bu durumun getirdiği avantajlar ve dezavantajlar var. bunları da konuşacağız.

şimdi sadede gelelim…

bazıları özgürlük ve mahremiyet açısından oldukça iyi olsa da istenen son kullanıcı deneyimini veremiyor. ben ve benim gibilerin son kullanıcı deneyimine pek ihtiyacı olmasa da, mesajlaşma uygulamalarını tek kişi kullanmadığımızdan, değerlendirme yaparken “bu uygulamanın misyonerliğini yapabilir miyiz?” sorusunu tekrar tekrar kendimize sormalıyız diye düşünüyorum.

bazıları ise son kullanıcı için iyi olup mahremiyet açısından sınıfta kalıyor. ya da direkt özgür olmuyorlar. hangi akla hizmetse bip diyenler vardı bi ara, hani milletçe şu whatsapp sözleşmesinin paranoyasını yaşadığımız dönem. gizlilik politikası whatsapp’tan farklı olmayan ve kapalı kaynaklı bir uygulamayı kullanmanın da ötesinde, hükümet tarafından desteklenen bir uygulamayı kullanmaktan bahsediyoruz. whatsapp denen gudubet yanında melek kalıyor. gerçi bip kullanalım diyenler de çoğunlukla devlet otoritesinin altında ezilmek için yanıp tutuşan akp’li tayfaydı. bi tık normal karşılıyorum.

telegram

whatsapp alternatifi dendiğinde en çok akla gelen uygulama. yiğidi öldür hakkını yeme, görüp görebileceğiniz en kullanışlı mesajlaşma yolu bu. bu konuda whatsapp’i ayrı, signal ve diğerlerini ayrı ayrı tokatlar. ama bizim aradığımız şey üst seviye kullanışlılık ve egzantrik özellikler değil. düzgün çalışsın, özgür olsun ve mahremiyeti korusun yeter.

telegram tamamen özgür değil, cihazınızda çalışan uygulaması(istemcisi) özgür. sunucu tarafı özgür değil. bu da demektir ki isterseniz telegram’ın kodlarını alıp değiştirerek farklı bir telegram istemcisi hazırlayabilirsiniz(bkz: forkgram, telegram foss) ama hazırladığınız bu istemci sadece telegram’ın sunucularına bağlanabilir. o sunucuya illa uğranacak. kaçarı yok.

belirli kesimlerce telegram’ın hakkı yeniyor diye düşünüyorum. "telegram’da uçtan uca şifreleme varsayılan değil, telegram kullanacağınıza whatsapp kullanın daha iyi" demenin saçma olduğu kanaatindeyim. telegram’da uçtan uca şifrelemenin varsayılan olarak gelmemesi bir eksi olsa da ‘cambridge analytica’ başta olmak üzere sayısız mahremiyet skandalının faili konumundaki facebook tarafından yürütülen bir uygulamadan bahsediyoruz. açıkçası facebook’un yaptığı şifrelemeye de güvenmiyorum. ayrıca whatsapp, sunucusundan istemcisine kadar kapalı kaynaklı. telegram en azından uygulamayı kapattığınızda arkada aleyhinizde çalışmıyor, telegram kullanımınız haricinde metaveri toplamıyor.

telegram’ı mesajlaşma fasilitesi de olan bir sosyal ağ olarak düşünebiliriz. neticede internette neredeyse hiçbir mesaj şifrelenmez, şu an yazıyor olduğum bu yazı gibi. bu yüzden ne yaptığınızın bilincindeyseniz whatsapp’ı silip telegram kullanmakta bir beis görmüyorum.

telegram >>> whatsapp

signal

kullanışlılık açısından whatsapp ile eşit. hatta birebir aynı. whatsapp’ın verdiği her şeyi veriyor, vermediği şeyleri vermiyor. mesela android/ios cihazınızda whatsapp yüklü değilse başka platformlardan giriş yapamıyorsunuz, bu whatsapp kullandığım dönemlerde sinirimi çok bozardı. aynı şey signal’da da var.

gizlilik konusunda ise iki şey hariç kusursuz bir uygulama:

  1. kayıt için telefon numarası istiyor
  2. federe(dağıtık) değil, merkeziyetçi

şimdi bu saydığım iki özellik de önceki uygulamalarda da olduğundan peşinen şunu diyelim de kafalar karışmasın.

signal >>> telegram >>> whatsapp

telegram’dan bile daha az metaveri toplayan signal’ın baştan aşağı her bileşeni özgür yazılım. sunucudan istemciye kadar. bu da demektir ki dilerseniz signal’ın bütün kodlarını alıp kendi mesajlaşma uygulamanızı oluşturabilirsiniz, signal sunucusuna da bağlanmak zorunda değilsiniz ancak kendi sunucunuzu açarsanız sadece kendi sunucunuzdaki kişilerle mesajlaşabilirsiniz. yani sunucular arası iletişim yok. işte federasyon budur, sunucular arası iletişim.

teknoloji güzel şey, baksanıza am bulduk kıllısını arıyoruz. : D ama böyle bir lüksümüz var. yaşasın özgür yazılım.

şaka bi yana, federasyon kavramının öneminden kısaca bahsedeyim.

e-posta 80’lerin başında kurulduğunda compuserve, at&t ve sprint gibi şirketler yalnızca aynı sistemdeki kullanıcılarla e-posta gönderimi yapmanıza izin veren izole edilmiş e-posta toplulukları kurdular. e-postanızı bir servisten aldıysanız ve arkadaşınız başka bir servisten aldıysa birbirinize mesaj gönderemezdiniz. bu, temel olarak bugün anlık mesajlaşmada bulunduğumuz durumdur.

yok yok, uzun uzun anlatıcam. yoksa rahat edemem.

nasıl özgür olunur?

bir piyasada tekel ya da oligopol varsa kullanıcıya geçmiş olsun. çünkü o piyasada istediği şekilde at koşturabilir, kullanıcıya eziyet edebilir. çoğumuzun her duyduğunda küfürlerle andığı turkcell, türk telekom, vodafone üçlüsünü düşünün. her ne kadar sevmesek de tıpış tıpış gidip onlardan hizmet almak zorundayız.

yazılım alanında da tekelciliği iliklerimize kadar hissediyoruz. bir ara windows işletim sisteminde internet explorer hariç web tarayıcısı kullanılamıyordu, mahkeme kararıyla döndüler bu hareketten. ya da whatsapp’in gizlilik sözleşmesi çoğu insanı korkuttu ama yine de bir olup bir anda uygulama değiştiremediklerinden sonunda sözleşmeyi kabul ettiler.

özgür yazılım, tekelcilerin ve oligopollerin en korkunç rüyasıdır. çünkü özgür bir yazılım, kullanıcısının istemediği bir hareket yaptığı an anında çatallanır ve bu yeni çatal ile kullanıcı istekleri doğrultusunda hayatına devam eder. ürün, kullanıcıya hiçbir şeyi dayatamaz.

ama interaktif bir yazılım kullanıyorsak(sosyal medya ve mesajlaşma uygulaması gibi), yazılımın özgür olması tek başına yeterli değildir. özgür olmakla birlikte federe de olmalıdır.

signal’ın merkeziyetçi yapısı, uygulamayı çatallama imkanınız olsa da sizi bunu yapmaktan alıkoyar. çünkü iyi niyetle veya kötü niyetle, kullanıcıların tümünü tek bir sunucuya mahkum eder. neden? birbirleriyle konuşmak zorundalar da ondan.

eğer federasyon yoksa, tek bir merkeze güvenmek zorunda kalırız. telegram’da pavel durov’un, signal’da ise signal vakfı’nın mahremiyetimizi koruyacağına güvenmek zorundayız. aslında güvenmekte mesele yok. insanlar güvenmeden yaşayamaz. ama kimseye güvenmek zorunda değilken neden bir şey var gibi güveniyoruz?

ayrıca kişi ve kurumların güvenilirliğinden bağımsız olarak, devletlerle muhatap olan hiçbir kişi ve kuruma tam olarak güvenmemeliyiz. belki sizin verilerinizi para ile satmazlar ama devlet o verileri istediğinde “eğer elinde varsa” a’dan z’ye bu bilgileri vermek zorundadır.

merkeziyetçi bir platformda metaveri ne kadar az toplanırsa toplansın, tek bir sunucuda yığılmaya neden olacağından yine değer kazanacaktır. metaveri, yalnızca büyük kitleler ölçeğinde değerlidir.

federe bir platformda ise tüm metaveriler farklı sunucularda depolandığından sunucuların elindeki tek tük metaveri değersizdir. ayrıca kayıt esnasında telefon numarası istemediklerinden sizi gerçek kimliğinizle eşleştirmeleri pek mümkün olmayacaktır. bazı sunucular mail bile istemiyor. yani güvenmeye ihtiyacınız yok. çok pimpirikliyseniz çoğu sunucu güvenceye de sahip. çok ama çok pimpirikliyseniz de kendi sunucunuzu açarak kendinizi tamamen güvene alabilirsiniz. mümkün böyle şeyler. şahane di mi?

gelin beraber bu mükemmel dünyaya adımımızı atalım. ^_^///

xmpp

federe ailenin ilk üyesi. istemcileri düzgün çalışmıyor, kullanıcı dostu da değil. uçtan uca şifreleme varsayılan olarak gelmiyor, üstüne üstlük şifrelemeyi konfigüre etmek gerekiyor. ben insanları buna maruz bırakamam. bir tek android istemcisi olan conversations bu konuda sıkıntı çıkarmıyordu diye hatırlıyorum ama masaüstünde doğru düzgün çalışan bir istemci bulamadım. birbirleriyle alakaları yok sanki. zaten cross-platform denen bir şey hiç yok.

aslında sağlam bir protokol. whatsapp, zoom ve şu an emin olamadığım bayaa bi mainstream mesajlaşma uygulaması xmpp’yi taban almış ama federasyonu kapalı tutuyorlar tabii ki. bu sağlamlığına rağmen istemcilerinin nasıl bu kadar berbat durumda olduğunu da anlamış değilim. günün birinde düzgün ve kolay bir istemci üretilirse bir şansı kesinlikle hak ediyor. çünkü özgürlük açısından açık ara en iyi seçenek.

ama ben birincilik ödülünü matrix protokolüne vermek istiyorum.

matrix

kolay, dağıtık, özgür, sağlam. zaten gözlemlerime göre özgür yazılımcılar tarafından da en çok tercih edilen seçenek bu.

özgürlük açısından sadece xmpp’ye kıyasla eksileri var. merkeziyetçi uygulamalardan çok daha iyi. kullanışlılık açısından ise telegram’dan sonra ikincilik madalyasını alıyor gözümde. totalde birincidir.

birincilik ödülünü verdik diye şımarmasın, söyleyeceklerim var.

  1. neden insanların çoğu homeserver olarak matrix.org kullanıyor? ve neden element istemcisinin kayıt kısmında farklı sunucu alternatiflerini göstermeyip insanları kendi sunucunuza yönlendiriyorsunuz?
  2. resmi istemciniz olan element neden bu kadar kaynak tüketiyor?
  3. yine resmi matrix sunucu yazılımı synapse neden bu kadar kaynak tüketiyor? xmpp için herkes sunucu kurabilirken matrix için neden çok daha güçlü bir sistem gerekiyor?
  4. her şeyi geçtim, neden element matrix services adı altında matrix sunucusu açmak isteyenlere hosting hizmeti veriyorsunuz? gerçi bu protokolün yayılması açısından faydalı bir hareket olabilir. ama güvenimi zedeler. özellikle de matrix sunucusu açmak bu kadar maliyetliyken.

hani federasyon varsa bir merkeze güvenmek zorunda değiliz demiştim ya, matrix vakfı’na da güvenmiyorum. ama bu, matrix protokolünü kullanmamı engellemez çünkü hem sunucu hem de istemci tarafında farklı seçeneklerim var. şahsen resmi matrix ürünlerinden uzak duruyorum. sizden de bunu rica ederim.

  1. istemci olarak fluffychat şu anda en iyi seçenek gibi gözüküyor.
  2. sunucu olarak element matrix services kullanmayan bağımsız bir sunucu tercih ediyorum. (bkz. envs.net, tchncs.de, halogen.city)
  3. günün birinde kendi sunucumu açarsam(açmayı düşünüyorum) synapse değil conduit gibi hafif ve bağımsız bir sistem kullanacağım.

bunun misyonerliğini yapmak bir tık zor olabilir. “fluffychat yükle ama matrix.org’dan değil şuradan bağlan” demek yani. ama olsun, özgürlük hiçbir zaman kolay olmadı.

ama sadece bunu anlatması zor, yapması çok kolay. bakın, ben değil fluffychat’in kendisi söylüyor.

son olarak, unutmadan:

matrix >>> signal >>> telegram >>> whatsapp

iyi günler.

10 Likes

ben buna katılmıyorum telegram’ın bildiğim kadarıyla uctan uca şifrelemesi yok ama whatsapp’ın var.

Eline sağlık. Telegram Whatsapp’tan kullanışlılık olarak zaten iyi ama uçtan uca şifreleme noktası tartışılır. Gerçi WhatsApp’ın da istemci tarafı kapalı. Anahtarları üretirken sunucuya gönderip göndermediğini veya mekanizmada arka kapı açmadıklarını doğrulamanın bir yolu var mı bilmiyorum.

Aileyi ve arkadaşları dağıtık ağa geçirmek zor iş. :smile:

8 Likes

İşte bu yüzden herkes Whatsapp kullaniyor,cünkü yakınlarınız Whatsapp kullaniyorsa sizde Whatsapp kullanmak zorunda kalıyorsunuz.

5 Likes

Telegram’ın tek kusuru uçtan uca şifrelemeye sahip olmaması ki şifreleme yapıp yapmadığına bile güvenemeyeceğimiz kapalı kaynak bir client’ın telefonumuzda sürekli olarak çalışmasından iyidir. Telegram’ın çok güzel bir uygulama olduğunu iddia edemem ama Whatsapp’ten kötü olduğunu iddia etmek çok aşırıya kaçmak oluyor.

Uçtan uca şifreleme meselesine ayrıca yazıda değinmiştim:

belirli kesimlerce telegram’ın hakkı yeniyor diye düşünüyorum. “telegram’da uçtan uca şifreleme varsayılan değil, telegram kullanacağınıza whatsapp kullanın daha iyi” demenin saçma olduğu kanaatindeyim. telegram’da uçtan uca şifrelemenin varsayılan olarak gelmemesi bir eksi olsa da ‘cambridge analytica’ başta olmak üzere sayısız mahremiyet skandalının faili konumundaki facebook tarafından yürütülen bir uygulamadan bahsediyoruz. açıkçası facebook’un yaptığı şifrelemeye de güvenmiyorum. ayrıca whatsapp, sunucusundan istemcisine kadar kapalı kaynaklı. telegram en azından uygulamayı kapattığınızda arkada aleyhinizde çalışmıyor, telegram kullanımınız haricinde metaveri toplamıyor.

telegram’ı mesajlaşma fasilitesi de olan bir sosyal ağ olarak düşünebiliriz. neticede internette neredeyse hiçbir mesaj şifrelenmez, şu an yazıyor olduğum bu yazı gibi. bu yüzden ne yaptığınızın bilincindeyseniz whatsapp’ı silip telegram kullanmakta bir beis görmüyorum.

telegram >>> whatsapp

Ah! Kullanmasalar, ah!

Matrix daha çok Discord’a alternatif bir uygulama, WhatsApp’e tam bir alternatif atanıyorsa kesinlikle Signal olmalı. Başarılı yazı tebrik ederim.

makyajlanması discord şeklinde diye discord alternatifi denip geçilmemeli. ayrıca kayıt için telefon numarası isteyen mesajlaşma yazılımlarına karşıyım. eğer whatsapp’e alternatif olması için whatsapp’e bu şekilde “benzemesi” gerekseydi şu anda bir alternatif arayışı içinde olmazdım.

kozmetiğe fazla aldanmamak gerek. aslında space’ler bile discord’un sunucu sistemini tam olarak karşılamıyor. space’ler birden fazla çoklu sohbet odasının listelenmiş hâlinden başka bir şey değil. yusuf ipek’in matrix’i discord alternatifi şeklinde tanıtması da biraz şanssız bir tesadüftü.

matrix bir mesajlaşma protokolüdür ve bir mesajlaşma protokolünün yapması gerekenleri yapar, discord gibi oyun oynarken sesli konuşma imkanlarına ya da discord’un yeni pazarlama stratejisinde olduğu gibi sunucuların oluşturduğu sosyal ortamlara kanalize olmaz. discord’un bunlarla uğraşırken süs niyetine verdiği şifresiz direkt mesajlaşma özelliğinin karşısında matrix, whatsapp’in de yaptığının ötesinde güvenilir bir uçtan uca şifreleme sunar. velhasılıkelam, discord her şey olmaya çalışan hafifmeşrep bir uygulama parçasıyken matrix babalar gibi bir mesajlaşma çözümüdür. hakkını yemeyelim. ^_^///

3 Likes

Telefon rehberimin %96 sı WhatsApp kullanıyor. Bunu değiştirmek için uğraştım ama insanların alışkanlıklarını değiştirmek çok zor.

1 Like

ben whatsapp’i kaldırdım. insanların alışkanlıkları her şeye rağmen değişmiyor, çok yakın arkadaşlarım bile olsa kullandığım uygulamayı whatsapp’in yanına yüklemeyip bana arayarak ulaşanlar oldu. ama yükleyenler de oldu. zaten herkesin alışkanlıklarını değiştirmemize gerek yok. kullanıcı olarak yapabildiğimizi yapmamız yeterli. insanlara özgür yazılımın neden iyi olduğunu anlatmak ve özgür yazılımları önermek. bu şekilde damlaya damlaya göl olacaktır.

enseyi karartma. dijital özgürlük bir kişilik biçimidir, bir karakterdir. üzerimizde gururla taşıdığımız sürece başka insanlar da bundan etkilenir, az ya da çok. en kötü ihtimalle haberleri olur, en iyi ihtimalle bizim kadar hassasiyet gösteren bir kişi daha kazanmış oluruz.

En iyisi bu arada Whatsapp’ı kaldırmak istemeyenler Matrix ile Whatsapp Bridge kurabilir tavsiye ederim. Mautrix projesi bu iş için uygun başka platformlar içinde bridgeleri var.
https://docs.mau.fi/bridges/go/whatsapp/index.html

1 Like

İngiltere’de insanların %77 si gizliliklerini korumak istiyor, ama aynı İngiltere’de E2E için arka kapı konulmasına pek tepki yok. Bu bence o kadar da önemsemediklerini gösteriyor.

Kaynak : Proton AG

insanlardan bi beklentim yok ki. insanların ne mal olduğunu biliyorum. insanlara dair gerçeklerle barışmadan toplumsal bir değişim yaratılamaz zaten. bunlar “kitle yönetimi” dedikleri zımbırtı. insanları gizliliklerini koruduklarına inandırarak tepkiyi azaltma çabası. aynı şey çevrecilikte de var. plastiğin geri dönüştürüldüğüne inanan bir sürü insan çevreci reflekslerini bıraktı ve tonlarca plastiğin yakılarak atmosfere verilmesinden haberdar bile olmadı. insanlar olarak bu tür manipülasyonlara açığız.

eğer insanlar gizliliklerini korumayı gerçekten isteseydi ben “olmuşu oldurmak” için bu kadar çabalıyor olmazdım. peki sen? sen eğer bu mesajında sorun addettiğin şey ortadan kalksaydı, yani insanlar gizliliklerini korumayı gerçekten isteselerdi, “olmuşu oldurmak” için çabalamaya dair motivasyona sahip olur muydun? yoksa bu mesajı yazmanın tek sebebi umursadığın bir konuya dair umutsuzluğunu bir çözüm önerisi sunmaksızın millete bulaştırmak mı?

insanların ne kadar akıllı, zeki, duyarlı, bilinçli vesaire olduğuyla ilgilenmiyorum. dolayısıyla paylaştığın haber umurumda bile olmadı. bir çözüm önerisiyle gelmediğin sürece de asla umurumda olmayacak.

iyi geceler.

Katılıyorum. Telegram ve WhatsApp’ı her ne kadar gereklilikden dolayı kullansam da bu onların suçsuz olduğu anlamına gelmez. Keşke alternatifleri daha yaygın hale gelse de geçiş yapabilsem.

2 Likes

her şeye rağmen geçiş yaparak, bu mümkün değilse de kullandığımız mesajlaşma uygulamalarının yanına yükleyerek alternatiflerin yaygınlıklarını arttırabiliriz. :slight_smile:

Geçiş yapmaktan kastım yüklemek değil. Yüklüler zaten ama sorun hem kimseyi buna itememem. Hem de çevremin sadece WhatsApp Telegram gibi platformları kullanması. Onlarda aslında hak veriyorum. Sırf bana mesaj atmak için yüklemek istemiyorlar. Diyecek bir şey yok. Zorla yükletip oradan konuşamam. Eninde sonunda el mahkum. Kullanmak zorunda kalıyorum.

1 Like

benim de geçiş yapmaktan kastım yüklemek değil. mesela ben sadece yüklemekle kalmadım, geçiş yaptım. doğru olduğuna inandığım mesajlaşma yolunu(matrix) kullanmaya başladım ve bununla da kalmayıp whatsapp ve telegram’ı sildim. artık insanlara “benimle konuşmak istiyorsanız bu uygulamayı yükleyin” diyorum. kimseyi zorlamadığım için de vicdanım rahat. yüklemek istemeyen arayarak yahut SMS ile ulaşıyor sonuç olarak : )

Yani dediğiniz doğru ama benim tam olarak geçmeme engel olan şey iş odaklı mesajlaşmalar. Yoksa normal kullanıcıyı zaten itmek kolay. Zamanında Discorda gelin demiştim zarzor ikna edip birçok arkadaşımı Discord kullanmaya ikna etmiştim. Aynı şekilde şimdi ise Mastodon. Ama iş resmiyete gelince hiçbir kurumdaki çalışana WhatsApp yok diyemiyorum. Bir kere sildim aynı sizin dediğiniz hesap geri döndürdüler. A kişiye mesaj atmam gerek bir iş için. Normalden ya otomatik operatöre ya da teknik desteğe düşüyor. WhatsApp bu durumlarda zorunlu oluyor. Sildikten 2 gün sonra yükledim geri istemeyerek olsa da. Ama dediğiniz en doğrusu uzun zamandır düzgün bir düzene geçip tamamen bu platformlardan kurtulmayı da planlıyorum zaten. Zamanı tutturabilirsem de ilk fırsatta geçip bunu nasıl yaptığım hakkında bir rehber de yaparım. Çünkü nereye baksam yıllar öncesinden kalıntılar var. Haliyle tüm verileri bulup ondan sonra bu işe kalkışmak en iyisi.

2 Likes

Arkadaşım ben bütün ailemi xmppye geçirdim!

1 Like

Hocam mesele şu ki o kadar grup varki hepsinin telegrama signale veya …ya geçmesi imkansız yani zaten çoğu kişi mecburi WhatsApp kullaniyor